YENEROĞLU’NDAN BASIN İLAN KURUMU DÜZENLEMESİNE TEPKİ:
“ANAYASA MAHKEMESİ’NİN İPTAL ETTİĞİ BELİRSİZLİK, YENİDEN GETİRİLİYOR”
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlanan Emniyet Teşkilatına ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 7. ve 8. maddelerine dair yaptığı açıklamada, düzenlemelerin ifade ve basın özgürlüğü bakımından kabul edilemez olduğunu belirtti.
Yeneroğlu, söz konusu düzenlemelerle Basın İlan Kurumu’na (BİK) hem internet haber sitelerinin resmî ilan sistemine kabulüne ilişkin geniş takdir yetkileri tanındığını hem de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen resmi ilan kesme müeyyide sisteminin farklı bir şekilde yeniden düzenlenmek istendiğini belirtti. Düzenlemenin, belirsiz kriterler üzerinden basın kuruluşları üzerinde ekonomik baskı kurulmasına yol açacağını ifade eden Yeneroğlu, “Resmi ilan sistemi, basını ödüllendirme ve cezalandırma mekanizmasına dönüştürülemez. Hukuk devletinde hangi davranışın hangi yaptırımı doğuracağı açıkça kanunda gösterilmeli; basının ekonomik varlığı iktidarın takdirine bırakılmamalıdır.” dedi.
‘İnternet Haber Sitelerine Getirilen Ölçütler Basını Tehdit Ediyor’
Teklifin 7. Maddesiyle, internet haber sitelerinin resmi ilanlara hak kazanıp kazanmayacağı; haber sayısı, kadro, okur sayısı, ‘içerik’ ve ‘uygun görülecek diğer yönlerden’ gibi ölçütlere göre Basın İlan Kurumu tarafından belirleneceğine dikkat çeken Yeneroğlu, “Burada söz konusu olan bir internet haber sitesinin resmi ilan sistemine girip giremeyeceği, yani gelire hak kazanıp kazanamayacağıdır. Haber sayısı veya kadro gibi nesnel ölçütlere itirazımız yok. Ancak ‘içerik’ ölçütü, bir kamu kurumuna yayının muhtevasını tartma imkanı verir; ‘uygun görülecek diğer yönler’ ifadesi ise hangi şartın aranacağını baştan belirsiz bırakan, sınırı olmayan bir yetki devridir. Bir haber sitesine yönelik maddi destek içeriğinin idarece uygun bulunmasına bağlanırsa, bu artık bir nitelik ölçütü değil, dolaylı bir içerik denetimi olur. Bu ölçütlerin bedelini de en çok, sınırlı imkanlarla yayın yapan yerel haber siteleri öder.” dedi.
‘Hangi Davranışın Cezalandırılacağı Kanunda Yazmıyor’
Teklifin 8. maddesiyle de gazete, dergi ve internet haber sitelerine resmi ilan ve reklam kesme cezası verme yetkisinin BİK’e yeniden getirilmek istendiğini belirten Yeneroğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “BİK’e yayın organlarına yönelik bir yaptırım yetkisi verilmesi esas olarak tartışma konusu değil, belirli şartlarda bu yetkinin olması da doğaldır. Ancak bu yetkinin hangi sınırlar içinde ve ne ölçüde olduğu detaylı olarak kanunla düzenlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin geçmişte bu yetki ile ilgili iptal kararındaki temel itirazı da bu noktada yoğunlaşmıştır. Mahkeme, resmî ilan ve reklam kesme yaptırımına esas teşkil eden fiillerin ve bu fiillere karşı uygulanacak yaptırımların kapsamının kanunda yeterli açıklıkta gösterilmediğini; buna karşılık önemli ölçüde idarenin takdirine bırakıldığını değerlendirmiştir. Özellikle hangi yükümlülük ihlallerinin hangi sürelerde ilan kesme sonucunu doğuracağının kanun düzeyinde belirlenmemesi, basın kuruluşları açısından öngörülebilirliği zayıflatmaktadır.
Genel Kurul’da görüşülen teklifte yaptırım süreleri bakımından bir çerçeve çizilmiş olmakla birlikte, yaptırıma esas teşkil eden fiiller bakımından aynı açıklığın sağlandığını söylemek güçtür. Düzenleme, ‘bu Kanunda öngörülen vasıfları taşımama’ veya ‘ödevleri yerine getirmeme’ gibi yine belirsiz ifadelere yer vermektedir. Yine 7. madde ile bağlantı olarak internet haber sitelerine ‘BİK tarafından uygun görülecek diğer yönlerden’ gibi belirsiz ifadelerle ilan haklarının kesilmesinin önü açılıyor.”
‘Resmi İlan Adil Dağıtılmalı’
Her iki maddenin de esas olarak yayın kuruluşlarına sağlanan reklam ve resmi ilanlara yönelik olduğunu belirten Yeneroğlu, “Yayın kuruluşları, hangi yükümlülük ihlalinin ne tür bir yaptırımla karşılaşacağını önceden makul bir açıklıkla bilebilmelidir. Hukuk devleti ilkesinin ve belirlilik şartının gereği budur. Anayasa Mahkemesi’nin vurguladığı husus da özünde budur.
Birçok gazete ve haber sitesi için resmi ilan önemli bir gelir kapısıdır. Bu geliri belirsiz kanun maddelerine dayanarak kesmek hafif bir uyarı değil, bir yayın organının kapısına kilit vurmaktır. Üstelik geçmişte bu cezaların belirli gazetelerin üzerinde yoğunlaştığını gördük. İlan gelirleri kesildiğinde yalnızca o kuruluşun ekonomik teşebbüs hürriyeti değil, halkın haber alma hakkı ve ifade özgürlüğü de zarar görür.” ifadelerini kullandı.
‘Bu Maddeler Tekliften Çıkarılmalı’
Yeneroğlu açıklamasının sonunda şu çağrıda bulundu: “Madem bir düzenleme yapılacak, doğrusu bellidir: Hangi davranışın cezalandırılacağı, ağırlığı ve sınırı bizzat kanunda, herkesin önceden bilebileceği açıklıkta yazılmalı; ‘içerik’ üzerinden keyfi denetime kapı aralanmamalı ve Anayasa Mahkemesi’nin gösterdiği yol izlenmelidir. Bu teklif bunların hiçbirini yapmıyor; iptal edilen sistemi makyajla değiştirerek geri getiriyor. Bu haliyle 7. ve 8. maddeler Anayasa’ya aykırıdır. Aynı hatayı tekrar yapmak yerine bu maddeler tekliften çıkarılmalı ve düzenleme baştan, yerel basını adil şekilde destekleyecek ve ifade özgürlüğünü anayasal güvenceler çerçevesinde koruyacak biçimde yazılmalıdır.”


