YENEROĞLU, PENÇE-KİLİT HAREKÂT BÖLGESİNDE ARAMA TARAMA FAALİYETİ SIRASINDA 12 ASKERİMİZİN ŞEHİT OLMASINI MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI:
“Operasyonun icrasında vahim ihmaller söz konusu”
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 6 Temmuz 2025 tarihinde Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde 852 Rakımlı Tepe’de yaşanan ve 12 askerimizin şehit olduğu elim hadiseyle ilgili olarak, Milli Savunma Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına kapsamlı bir soru önergesi sundu.
Terör örgütü tarafından geçmişte kullanılan bir mağarada askerlerimiz tarafından gerçekleştirilen arama-tarama faaliyeti sırasında 19 askerimizin metan gazından etkilendiğini ve 12 askerimizin şehit olduğunu ifade eden Yeneroğlu, bu elim hadisenin ardından yaşanan derin üzüntünün yanında, operasyonun planlama ve icrasına dair ciddi soruların da gündeme geldiğini belirtti.
“Bu elim hadise tüm yönleriyle araştırılmalı”
Yeneroğlu yapmış olduğu açıklamada “12 evladımızı kaybettik. Bu yalnızca bir kaza olarak geçiştirilemez. Kamuoyunun ve şehit ailelerinin vicdanı ancak bu elim olayın tüm yönleriyle şeffaf ve bağımsız şekilde araştırılmasıyla bir nebze olsun rahatlayabilir. Böylesine yüksek riskli bir görevde gerekli teknik tedbirlerin alınmaması, eğitimlerin yetersizliği, gaz algılama sistemlerinin etkinliği ve acil müdahale planlarının işlerliği mutlaka sorgulanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulmalı”
Yeneroğlu açıklamasının son kısmında tüm siyasi partilere ve milletvekillerine çağrıda bulunarak, bu büyük trajedinin şeffaf bir biçimde araştırılması ve kamuoyunun eksiksiz bilgilendirilmesine katkıda bulunması amacıyla TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması gerektiğini de vurguladı.
Yeneroğlu, pençe-kilit harekât bölgesinde arama tarama faaliyeti sırasında 12 askerimizin şehit olmasına ilişkin sorularını Milli Savunma Bakanı Güler’e yöneltti:
- Mağarada arama tarama faaliyeti öncesinde, detaylı keşif ve istihbarat çalışmaları kapsamında mağaranın jeolojik yapısı ve olası gaz birikimleri hakkında veriler toplanmış mıdır? Bu veriler doğrultusunda gaz riski öngörülmüş müdür?
- Operasyon sırasında ileri teknoloji gaz algılama sistemleri kullanılmamış mıdır? Kullanıldıysa, olay anında faal durumda olup olmadıkları tespit edilmemiş midir? İleri teknoloji gaz algılama sistemleri kullanılmadıysa bunun sebebi nedir?
- Metan gazı varlığı ciddi bir patlama riski oluşturduğundan, mağara içerisinde ateşli silah veya patlayıcı kullanımına ilişkin özel kısıtlamalar veya alternatif operasyon planları neden değerlendirilmemiştir?
- Askerlerimizin mağaraya girişi sırasında veya öncesinde havalandırma ve temiz hava sağlama amacıyla taşınabilir havalandırma sistemleri kullanılmamış mıdır? Kullanıldıysa, bu sistemlerin kapasitesi ve yeterliliği ne düzeydedir?
- Mağaraya giren askerlere bağımsız solunum cihazları (SCBA) veya oksijen destek sistemleri temin edilmemiş midir? Temin edildiyse, bu ekipmanların kullanımı konusunda yeterli eğitim verilmiş midir ve olay anında faal durumda oldukları teyit edilmiş midir?
- Olası bir gaz sızıntısı veya zehirlenme durumunda, personelin hızlı tahliyesi ve tıbbi destek sağlanması için önceden hazırlanmış bir acil durum planı yapılmış mıdır? Yapıldı ise olay anında bu plan hızlı ve etkin bir şekilde uygulanmamış mıdır?
- Yeraltı veya kapalı alan operasyonlarında iletişim protokolleri ne düzeyde uygulanmıştır? Gaz varlığı veya tehlikeli durumlar hakkında anında raporlama ve komuta kademesine bilgi akışı sağlanmış mıdır?
- Bu tür operasyonlar için her askeri birimin kendi iç talimatları ve standart operasyon prosedürleri (SOP) bulunmaktadır. Olayın yaşandığı birime ait SOP’ler metan gazı riskine karşı hangi spesifik tedbirleri içermektedir ve bu tedbirlere tam olarak uyulmuş mudur?
- Metan gazı riskinin yüksek olduğu bilinen bölgelerde veya kapalı alan operasyonlarında görev alacak personele verilen özel eğitimlerin içeriği ve süresi nedir? Bu eğitimlerin yeterliliği ve güncelliği konusunda düzenli denetimler yapılmakta mıdır?
- Yaşanan bu elim olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması amacıyla başlatılan idari ve adli soruşturmalar hangi aşamadadır? Kamuoyunun doğru ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi için hangi adımlar atılacaktır?




