Yolsuzluk ve Yargının Çifte Standardı

Kim yolsuzluk yaptıysa ve yapıyorsa Allah belasını versin. Kim nüfuz ticareti yaptıysa ve yapıyorsa Allah belasını versin. Kim işi ehline, hak edene değil de ‘adamına’ verip rantı paylaşıyor ve zenginleşiyorsa Allah belasını versin.

Tatlı ve baklava paylaşan arkadaşları görünce onlar adına üzülmemek mümkün değil. İktidar ve güç uğruna hiçbir ahlaki kural gözetmeden hasmımı kötüleyeceğim diye nasıl bu hallere düşer, ucuz propagandanın daha ucuz oyuncağı olursunuz?
Güç sarhoşluğu sizi nasıl böyle halden hale düşürmüş!

Geçmişte sadece ve sadece Esenyurt Belediyesi’nde yapılan milyarlarca liralık yolsuzluk ve ahlaksızlık, AK Parti İstanbul teşkilatlarında görev yapan herkesin dilinde değil mi?

Sadece o mu?

Bugün CHP belediyelerinde tespit edildiği iddia edilen hangi yolsuzluk vakası İstanbul’da önceki dönemler veya CHP dışında diğer belediyeler için de geçerli değil ki? İstanbul’da kamuya iş yapan hangi iş adamı geçmişte de bugün de rüşvet vermeden iş yapabilmiş ki?

2024 sonrası ile ilgili tehdit ve şantaj ile dillendirilen iş insanları 2024 öncesi nasıl iş yaptığını düşünüyorsunuz acaba? Bilmiyor musunuz nasıl yaptıklarını? Vicdanınız nasıl kaldırıyor bu çifte standardı? Bir de alkışlıyorsunuz yargının hukuktan yoksun hukukunu. Kendiniz için asla kabullenmeyeceğiniz bu düşman hukukunu nasıl başkaları için meşru görür üstelik alkışlarsınız?

Manavgat’taki rezaleti genelleyerek propaganda aygıtlarının değişken dişlisi işlevinde aynaya bakmayan arkadaşlar, inanın zavallı bir haldesiniz. Bugün güçlü olabilirsiniz ama aslında çok zayıf olduğunuzu bağıra bağıra ilan ediyorsunuz. Öyle utanç verici yollara başvuruyorsunuz ki güçlü olan, hele ahlaken güçlü olan bunları asla yapmaz.

Kötülüğü o kadar ileri taşıdınız ki siz istedikten sonra en masum insanı bile bir günde dünyanın en ahlaksız insanı olarak gösterebilirsiniz. Kişinin öyle olmasına gerek yok; yargı aparatını elinde bulunduranların o hale gelmiş olması, en ufak bir ahlaki hassasiyeti gözetmekten uzaklaşmış olması yeterli.

Geçmişte birçoğunun adaletine ve ahlakına kefil olurdum diye düşündüğüm arkadaşların tatlı ve baklava paylaşımlarını görünce, ‘Nasıl bu hale geldiniz?’ diye içerlememek elde değil.

Genelleme yapmamakla birlikte, hayatında memuriyet dışında hiçbir iş yapmamış o kadar çok dolar milyoneri var ki… Meşru kazançla elde edilmesi imkânsız o kadar çok milyon dolarlık villa sahibi var ki…
Kamuoyuna düşen bir ise sizin bildiğiniz yüzlercesi var kamu göreviyle izah edilemeyecek yükseklikte mal varlıklarına sahip olan. Neden hukukunuz ve vicdanınız onlara ilişmiyor?

Bunları ve çok daha fazlasını bilen arkadaşlar, hasmımı kötüleyeceğim diye nasıl bu hallere düşer; adaleti, ahlakı ve vicdanı nasıl bu kadar yok sayarsınız!

Facebook
Twitter
LinkedIn
Benzer İçerikler: