28 Şubat Hk. Basın Açıklaması

YENEROĞLU’NDAN 28 ŞUBAT MESAJI:

“28 ŞUBAT ZİHNİYETİ DÜN YANLIŞTI, BUGÜN DE YANLIŞTIR”

 

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 28 Şubat 1997 MGK kararlarının yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı basın açıklamasında 28 Şubat sürecinin Türkiye’nin demokrasi tarihinde kara bir leke olduğunu belirterek, o dönemin yol açtığı ağır hak ihlallerinden ders çıkarılmadığını vurguladı.

Yeneroğlu, “28 Şubat vesayetçi ve otoriter zihniyetin bir ürünüydü. Devlet gücü, toplumun bir kesimini ‘makbul vatandaş’ kalıbına uymadığı gerekçesiyle dışlamak için kullanıldı. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, aynı otoriter anlayışın farklı biçimlerde varlığını sürdürdüğünü görüyoruz. Türkiye, mağdurun adının değiştiği bir kısır döngüyü hak etmiyor.” ifadelerini kullandı.

 

‘28 Şubat, Milletin Bir Kesimini Yok Sayma Teşebbüsüdür’

28 Şubat sürecinde dindar ve mütedeyyin vatandaşlarımızın sistematik biçimde ötekileştirildiğini hatırlatan Yeneroğlu, “On binlerce kamu görevlisi hakkında soruşturma ve disiplin işlemleri yürütüldü, binlerce asker ve kamu çalışanı hukuksuz şekilde görevinden uzaklaştırıldı. Fişlemeler yapıldı, vakıflar kapatıldı ve yayınlar toplatıldı.

On binlerce başörtülü gencimiz üniversite kapılarından çevrildi, 1.732 Kur’an kursu kapatıldı, katsayı uygulamasıyla imam hatip mezunlarının üniversiteye girmesi engellendi.” dedi.

 

‘Dünün İrtica Bahanesi, Bugün Terör ve Haine Dönüştü’

29 yıl sonra geriye dönüp baktığında, 28 Şubat’ın yalnızca geçmişe ait bir kara sayfa olmadığını gördüğünü belirten Yeneroğlu, “Aktörler ve hedef alınan kesimler değişse de ‘makbul vatandaş’ dayatması değişmedi. Dün dindarlara ‘rejim düşmanları’ denilerek uygulanan baskı; bugün, iktidarın ‘öteki’ olarak gördüğü herkese farklı bahanelerle uygulanıyor.

Muktedirler ve mağdurlar değişiyor fakat adaletsizlik baki kalıyor. Dünün mağdurları bugünün muktediri olduğunda adaleti unutuyorsa, vesayet sadece el değiştirmiş demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

‘Anayasa’nın Yok Sayılması, 28 Şubat’ın Bile Ötesine Geçti’

Anayasa’nın bağlayıcılığının tartışma konusu yapılmasının, yüksek yargı kararlarının uygulanmamasının ve temel hakların keyfî biçimde sınırlandırılmasının hukuk devletini ciddi manada tahrip ettiğini kaydeden Yeneroğlu, “Anayasa’yı fiilen yok saymak, 28 Şubat’ın kudretli isimlerinin dahi tahayyül edemeyeceği bir noktadır.” dedi.

 

‘Türkiye Mağdurun Adının Değiştiği Bir Döngüyü Hak Etmiyor’

Açıklamasının sonunda, Türkiye’nin ihtiyacının bu kısır döngü değil, herkes için istisnasız işleyen bir hukuk düzeni olduğunu belirten Yeneroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hukuk devleti, tam da farklılıkların güvencesi olduğu ölçüde anlamlıdır. 28 Şubat’ın acı tecrübesi, devlet gücünün çoğulculuğu bastıran tek tipleştirici bir anlayışla kullanılmasının toplumsal barışı zedelediğini ve toplumun hiçbir kesimine huzur getirmediğini göstermiştir.

Bugün iktidar ‘28 Şubat bin yıl sürecek’ diyen generali haklı çıkaracak işler yapsa da milletimiz bu gidişata dur diyecektir. Bugün hukuku ayaklar altına alan anlayış da 28 Şubat’ın otoriter zihniyeti de kalıcı olamayacaktır.

Türkiye, özgürlüklerden korkmayan, farklılıkları tehdit değil zenginlik olarak gören ve hukukun üstünlüğünü gerçek anlamda içselleştirmiş bir demokrasiyi hak ediyor. Temel insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü ayak bağı değil, geleceğimizin temeli olarak gördüğümüz gün güçleneceğiz. Adil bir Türkiye ve adil bir dünya için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Facebook
Twitter
LinkedIn
Benzer İçerikler: