“DEVLETİN GARANTÖR OLDUĞU SÖZ TUTULMADI, HAK ARAYAN İŞÇİLER HALA MAAŞINI ALAMADI”
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin aylardır ödenmeyen alacaklarını ve devlet garantörlüğünde verilen sözlerin tutulmamasını, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yönelttiği soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.
İşçilerin alacaklarının ödenmesi konusunda İçişleri Bakanlığının da dahil olduğu bir mutabakat sağlanmasına rağmen verilen sözlerin tutulmadığını belirten Yeneroğlu, “Bir yandan devletin garantörlüğünde işçilere ödeme sözü verilirken, diğer yandan bu sözler tutulmadığında haklarını aramak isteyen işçilerin Ankara’ya ulaşmalarının engellenmesi kabul edilemez. Devletin görevi hak arayan işçilerin önünü kesmek değil, verilen sözlerin tutulmasını ve hukukun gereğinin yerine getirilmesini sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
‘Bakan “Alın Teri Kurumadan” Demişti’
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin 28 Nisan’da yaptığı açıklamada “işçinin hakkının alın teri kurumadan verilmesi” anlayışına vurgu yaptığını ve emeğin hakkını korumanın “hepimizin ortak sorumluluğu” olduğunu ifade ettiğini hatırlatan Yeneroğlu, “Sayın Bakan emeğin hakkını sahiplenmişti. Garantörü olunan söz tutulmadığına göre, bugün sorulması gereken çok açık: Devlet garantör sıfatıyla bu taahhüdü takip etti mi, 15 Mayıs’tan bu yana ne yaptı? Söz veren devletse, sözün gereğini de devlet takip etmelidir.” ifadelerini kullandı.
‘İşçilerin Başkente Girişi ve Hak Araması Engellenemez’
İşçilerin bu kez başkente ulaşmasının fiilen engellendiğini belirten Yeneroğlu, sendikanın beyanlarına göre işçileri Ankara’ya taşıyacak otobüslerin, belediyece tahsis edilenler de dâhil defalarca iptal ettirildiğini, şoförlerin “ceza kesileceği” tehdidiyle caydırıldığını, işçilerin Beypazarı ve Ayaş’ta polis ablukası ve TOMA’larla günlerce bekletildiğini aktardı. Yeneroğlu, “Hakkı devlet garantörlüğünde tescillenmiş işçilerin karşısına defalarca kolluk gücü çıkarılıyor; ama taahhüdünü yerine getirmeyen işverene yönelik bir tutum alınmıyor. Yüz işçinin karşısına bin polisin dizilmesi, bu ülkede hak aramanın nasıl bir engelle karşılaştığını göstermektedir. Bariyer kurulacaksa, sözünü tutmayanın önüne kurulmalıdır.” dedi.
Anayasa’nın çalışmayı ve çalışanların korunmasını devletin ödevi olarak tanımladığını; seyahat hürriyeti, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile dilekçe ve başvuru haklarını güvence altına aldığını hatırlatan Yeneroğlu, vatandaşların başkente girişinin ve barışçıl biçimde hak aramasının engellenmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Yeneroğlu, işçilerin ödenmemiş tazminatları, ücretsiz izin günlerine ilişkin ücretleri ve primleri dâhil tüm alacaklarının bir an önce ödenmesi gerektiğini belirtti.
Yeneroğlu, Bakan Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:
- Bakanlığınız, söz konusu taahhüdün yerine getirilip getirilmediğini takip etmiş midir; 15 Mayıs 2026 tarihinden bu yana işçilere verilen sözün gereği olarak hangi somut adımları atmıştır?
- 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren işçilerin Ankara’ya gelmek üzere kiraladığı otobüslerin (Beypazarı Belediyesince tahsis edilenler de dâhil) üç-dört kez iptal ettirildiği, şoförlerin “ceza kesileceği” tehdidiyle caydırıldığı ileri sürülmektedir. Otobüslerin iptali veya şoförlerin caydırılması yönünde kolluk birimlerinizce herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur? Bulunulduysa hukuki dayanağı nedir?
- İşçilerin Ankara’ya girişi Beypazarı ve Ayaş ilçelerinde polis ablukası, kontrol noktaları ve TOMA’larla günlerce engellenmiştir. Vatandaşların başkente girişini ve barışçıl toplanma hakkını kullanmak üzere yer değiştirmesini engelleyen bu uygulamalar hakkında Bakanlığınız nezdinde bir soruşturma/işlem başlatılmış mıdır?
- Son süreçte kolluk kuvvetlerinin işçilere yönelik orantısız fiziksel güç kullandığına ilişkin görüntü ve iddialar kamuoyuna yansımıştır. Bakanlığınız bu iddialara ilişkin bir inceleme yürütmekte midir; ilgili görevliler hakkında herhangi bir idari soruşturma açılmış mıdır?





