YENEROĞLU’NDAN AZERBAYCAN’DAKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA TEPKİ:
“BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLER BİR AN ÖNCE OKULLARINA DÖNMELİ”
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Azerbaycan’da devlet okullarındaki kıyafet kurallarını değiştiren düzenlemelerin ardından başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmamasına ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların temel hak ve özgürlüklerin açık bir ihlali olduğunu belirtti.
Sumgayıt’taki 6 No’lu Tam Ortaokulu önünde çekilen ve sosyal medyada geniş yankı uyandıran görüntülere değinen Yeneroğlu, “Başörtüsü taktıkları için okul kapısından çevrilen, ağlayarak evlerine dönen kız çocuklarının görüntüleri hepimizin vicdanını yaralamıştır. Türkiye, yıllarca süren başörtüsü yasağının bedelini, okul kapılarından çevrilen, eğitim hayatı yarım kalan, hayalleri ellerinden alınan yüz binlerce genç kızın mağduriyetiyle ağır biçimde ödedi. Kardeş Azerbaycan’ın, bugün benzer hataları tekrar etmesini derin bir üzüntüyle izliyoruz.” dedi.
‘Yasak Artık Kanuna ve Bakanlar Kurulu Kararına Bağlandı’
Nisan ayında yaptığı açıklamada okullardaki fiili uygulamaların hiçbir yasal dayanağı bulunmadığına dikkat çektiğini hatırlatan Yeneroğlu, “Aradan geçen sürede bu fiili uygulamaları sonlandırmak yerine, ne yazık ki hukuki kılıfa büründürülmesi tercih edildi. Temmuz ayında Genel Eğitim Hakkında Kanun’a ‘millilik ve laiklik’ ilkesi eklenmiş; Cumhurbaşkanı Aliyev’in 22 Temmuz’da yürürlüğe koyduğu bu düzenlemenin ardından 21 Eylül’de yayımlanan 309 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla da ‘genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurları’ okullarda yasaklanmıştır. Böylece münferit ve keyfi uygulamalar olarak başlayan süreç, sistematik bir devlet politikasına dönüşmüştür.” ifadelerini kullandı.
‘Muğlak Hükümler Keyfiliğe Kapı Aralıyor’
Yapılan değişikliklerde başörtüsü ifadesinin doğrudan yer almadığını vurgulayan Yeneroğlu, “‘Laiklik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurları’ gibi sınırları belirsiz bir ifadenin kimi hedeflediği, kararın yürürlüğe girdiği ilk günlerde okul kapılarında açıkça görülmüştür. Neyin yasak olduğuna okul Pedagoji Kurullarının karar vermesi, hukuki belirliliği ortadan kaldırmakta ve keyfi uygulamalara kapı aralamaktadır.
Üstelik ‘milli kıyafetlere’ istisna tanınırken başörtüsünün yasak kapsamında değerlendirilmesi, düzenlemenin tarafsız bir kıyafet kuralı olmadığını, doğrudan dindar vatandaşları hedef alan ayrımcı bir tercih olduğunu göstermektedir. Velilere çocuklarının bu kurallara uymasını sağlama yükümlülüğü getirilmesi ise aileleri, çocuklarının eğitimi ile inançları arasında bir seçim yapmaya zorlamaktadır.” dedi.
‘Düzenleme Anayasaya ve Uluslararası Yükümlülüklere Aykırı’
Yeni düzenlemelerin Azerbaycan’ın hem kendi anayasasıyla hem de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle bağdaşmadığını belirten Yeneroğlu, “Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nın 25. maddesi din ve inanç ayrımı gözetmeksizin herkesin eşit haklara sahip olduğunu, 48. maddesi din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almakta; 71. maddesi ise anayasal güvenceli hakların hiçbir gerekçeyle kısıtlanamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır.
Bir kanun ya da Bakanlar Kurulu kararı, Anayasa’nın tanıdığı bu hakları ortadan kaldıramaz. Ayrıca Avrupa Konseyi üyesi olan Azerbaycan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din ve vicdan özgürlüğünü, ayrımcılık yasağını ve eğitim hakkını güvence altına alan hükümleriyle bağlıdır. Laiklik, devletin tüm inançlara eşit mesafede durmasını ve vatandaşların inançlarını özgürce yaşayabilmesini güvence altına alan bir ilkedir; inanç özgürlüğünü kısıtlamanın gerekçesi haline getirilemez.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Azerbaycan’la Bu Meseleyi Görüşmeli”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e çağrıda bulunan Yeneroğlu, “Azerbaycan makamlarını, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını güvence altına almaya, okullarda uygulanan kıyafet kurallarının hangi somut kıstaslara dayandığını kamuoyuna açıkça açıklamaya ve öğrencilerin eğitimden mahrum bırakılmasına yol açan uygulamalara son vermeye davet ediyorum.” dedi.
Türkiye’nin de Azerbaycan’daki gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini belirten Yeneroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye, kendi geçmişinde başörtüsü yasağının eğitim hayatında ve toplumda açtığı yaraları bizzat yaşadı. Bu nedenle başta Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan olmak üzere ilgili bakanların ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Azerbaycan’daki gelişmeler karşısında sessiz kalmaması ve iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin gerektirdiği samimiyetle temel hak ve özgürlüklerin korunmasını gündemlerine almaları ve yetkililerle görüşmesi gerektiğine inanıyorum. Azerbaycan’daki başörtülü kız çocuklarının bir an önce okullarına kavuşması için gerekli adımların atılacağını ümit ediyorum.”




