Macaristan’da Orbán’ın Seçimi Kaybetmesi Avrupa Demokrasisi İçin Bir Umut Işığı

Macaristan’da Orbán döneminin sona ermesi, Avrupa demokrasisi adına kadar ümit verici bir eşik. Avrupa’daki göçmenleri ve özellikle Müslümanları da sevindirmesi gereken bir gelişme.

16 yıldır Macaristan’ı yöneten Viktor Orbán’ın seçimi kaybetmesi, uzun zamandır aşındırılan hukuk devleti, çoğulculuk ve temel özgürlükler açısından çok önemli bir gelişme. Orbán, demokrasiyi yalnızca seçimden ibaret gören; yargı bağımsızlığını, özgür medyayı ve sivil toplumu sistemli biçimde zayıflatan; devleti parti sadakatiyle örülmüş bir patronaj ağına dönüştüren popülist bir liderdi.

Zaten onu Avrupa siyasetinde ayrıksı kılan da buydu; “illiberal demokrasi” denen çizgiyi yalnızca savunmadı, onu kurumsallaştırmayı da maalesef başardı. Demokratik mekanizmaları tamamen ortadan kaldırmadan, onların içini boşaltarak iktidarını tahkim etti. Siyaset biliminde buna “otokratik legalizm” deniyor: sandık var ama oyun eşit değil; kurumlar var ama bağımsız değil; hukuk var ama iktidarı sınırlamıyor.

Türkiye’de bazı çevrelerin Orbán’a duyduğu muhabbeti de hiçbir zaman anlamadım. Çünkü bu isim, sadece otoriterliğiyle değil, açık İslam karşıtı ve göçmen düşmanı diliyle de öne çıktı. Türk düşmanlığını açıkça dile getirmemesi sadece ince hesabın gereğiydi. Yıllar boyunca Müslümanların Avrupa’yı “istila ettiğini” söyledi, Avrupa’nın “İslamlaşması” söylemini körükledi, İslam’ın Avrupa kültürünün bir parçası olmadığını her platformda vurgulayan ötekileştirici bir siyaset izledi. Türkiye’ye yönelik görece yumuşak tavrı bütünüyle pragmatikti. Türkiye’yi, göçü Avrupa’ya ulaşmadan tutacak bir tampon bölge olarak gördüğü için.

Ama Orbán’ın gitmesi, Orbánizmin hemen biteceği anlamına gelmiyor. Avrupa için asıl zor mesele şimdi başlıyor. Çünkü geride, birçok kritik kurumu doğrudan devlet denetiminden çıkarıp sadık kadrolarla doldurulmuş yapılara bağlayan bir düzen bıraktı. Üniversitelerden medyaya, enerji şirketlerinden bütçe denetim mekanizmalarına kadar uzanan bu ağ, iktidar değişse bile eski rejimin etkisini sürdürmesini sağlayabilir. Bu yüzden seçim zaferi önemli, ama tek başına yeterli değildir.

Burada Polonya deneyimi öğretici. Hukuk ve Adalet Partisi seçim kaybettiğinde, geride bıraktığı kadrolaşmış yapı yeni iktidarın işini son derece zorlaştırdı. Slovakya’da Robert Fico örneği de gösteriyor ki, otoriter popülizm sandıkta gerilese bile uygun şartlarda yeniden dönebiliyor. Orbán da siyasette daha önce yenilip geri dönmüş bir figür. Yani bu tabloyu kalıcı demokratik toparlanma olarak görmek için henüz erken.

Yine de bu sonuç küçümsenmemeli. Çünkü Orbán yalnızca Macaristan’ın iç meselesi değildi; Avrupa’daki aşırı sağ popülist ve otoriter siyasetlerin en görünür sembollerinden biriydi. Putin’le kurduğu yakın ilişki, Trumpçı çevreler tarafından model olarak sunularak açıkça desteklenmesi ve Avrupa Birliği içinde sürekli veto siyaseti üretmesi, onu sınırlarının ötesinde de etkili bir aktör haline getirmişti. Onun gerilemesi, Avrupa’daki otoriter sağ için moral ve stratejik bir kayıptır.

Daha geniş çerçevede bakınca mesele daha da netleşiyor. Önümüzdeki yıllarda Fransa, Polonya, İspanya ve İtalya’da kritik seçimler var. Le Pen’in Fransa’da iktidara yürümesi, PiS’in Polonya’da geri dönmesi ya da Meloni çizgisinin daha da güçlenmesi mümkün. Yani Avrupa demokrasisinin karşı karşıya olduğu tehdit tek bir ülkeden ibaret değil. Trump’ın ve Putin’in farklı biçimlerde desteklediği ulusötesi otoriter aşırı sağ ağ, tek bir seçimle çökmez.

Ama Budapeşte’den gelen mesaj yine de çok kıymetli. Aşırı sağ popülizm yenilmez değildir. Sandık, her zaman demokrasiyi kurtarmaya yetmez, ama bazen demokrasinin yeniden nefes almasını sağlayacak ilk gedik tam da orada açılır.

1956’da Sovyet tahakkümüne karşı ayağa kalkan Macaristan, 2026’da bu kez Avrupa’daki otoriter dalgaya karşı demokratik umutlardan birine dönüşmüş olabilir. Umarım bu yalnızca bir ülkenin iktidar değişimi olarak kalmaz, Avrupa’nın samimi demokratlarına da cesaret verir.

Yazıyı okumak için tıklayınız.

Facebook
Twitter
LinkedIn
Benzer İçerikler: