YENEROĞLU, BÖCEK AİLESİNİN YAŞADIĞI FACİAYI SAĞLIK VE TARIM BAKANLARINA SORDU:
“BİR AİLE GÖZ GÖRE GÖRE YOK OLDU, BU İHMALLERİN HESABI VERİLMELİDİR”
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Almanya’dan İstanbul’a gelen Böcek Ailesi’nin sokaktan aldıkları midye ve bir restorandan tükettikleri kumpir nedeniyle yaşadığı ağır gıda zehirlenmesi sonucu anne ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi üzerine hem Sağlık Bakanı hem de Tarım ve Orman Bakanı tarafından yanıtlanmak üzere kapsamlı soru önergeleri verdi.
Yeneroğlu, yaşananların yalnızca bir “gıda zehirlenmesi” değil, denetimsizliğin, ihmalin ve yönetim zafiyetinin birleşerek bir aileyi yok ettiği ağır bir gıda ve kamu sağlığı faciası olduğunu vurguladı.
‘Bu Kadar Açık Bir İhmal Zincirinde Kimse Sorumluluk Üstlenmeyecek mi?’
Böcek Ailesi’nin ilk fenalaşmalarının ardından Fatih’teki bir devlet hastanesine başvurduğunu, burada yapılan ilk muayenenin ardından taburcu edildiklerini, durum ağırlaşınca tekrar hastaneye gitmelerine rağmen 3 yaşındaki Masal’ın, 6 yaşındaki Kadir Muhammet’in ve anne Çiğdem Böcek’in hayatını kaybettiğini hatırlatan Yeneroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir aile yardım için hastaneye gidiyor ve eve gönderiliyor. Ardından üç canı kaybediyoruz. Bu, yalnızca trajik bir olay değil; açık bir ihmal zinciridir. İlk tıbbi değerlendirmede ne yapıldı, neden taburcu edildiler, gerekli toksikoloji tetkikleri yapıldı mı? Bu soruların cevabı mutlaka ortaya çıkmalıdır.
‘İstanbul’un Göbeğinde Ruhsatsız Midye ve Denetimsiz Gıdaların Satışı Yıllardır Bilinen Bir Sorun’
Yeneroğlu, Ortaköy ve turistlerin yoğun olduğu birçok bölgede kontrolsüz sokak satıcıları ve hijyen denetimlerinin yıllardır kamuoyunun gündeminde olduğunu, buna rağmen herhangi bir gerçek önlem alınmadığını vurguladı:
“Ruhsatsız midye tezgâhları yıllardır herkesin gözünün önünde. Belediyeler, İl Tarım Müdürlükleri ve Tarım ve Orman Bakanlığı bu tabloya seyirci kaldı. Denetim yoksa ölüm gelir. Bu acı tablo bunun kanıtıdır.”
Yeneroğlu, Bakan Yumaklı’ya şu soruları yöneltti:
- Olayın gerçekleştiği bölgede yoğun şekilde faaliyet gösteren ruhsatsız seyyar midye satıcılarına yönelik Bakanlığınız ve ilgili kurumlar, son bir yıl içerisinde kaç denetim gerçekleştirmiştir?
- Bu denetimlerin sonuçları nelerdir? Kaç satıcı hakkında işlem yapılmıştır?
- Sokakta midye satışının tamamen yasaklanması veya ağır şartlara bağlanması yönünde Bakanlığınızın çalışması var mıdır?
- Ailenin kumpir satın aldığı işletme tespit edilmiş midir? Tespit edildiyse, bu işletme en son ne zaman denetlenmiştir?
- Denetimlerde soğuk zincir, hijyen, ürün tazeliği, saklama koşulları gibi kriterlere ilişkin hangi eksikler tespit edilmiştir?
‘Ortaköy Çevresinde Son Bir Yılda Kaç Gıda Denetimi Yapıldı?’
- Söz konusu işletme için daha önce herhangi bir uyarı, idari ceza veya kapatma kararı verilmiş midir?
- Ortaköy ve çevresinde gıda satışı yapılan işletmeler, seyyar arabalar ve büfeler için belediye ve İl Tarım Müdürlüğü’nün ortak denetim kayıtları incelenmiş midir?
- Bu denetimlerde gıda zehirlenmesine yol açabilecek bir durum daha önce tespit edilmiş midir?
- Bu olayın ardından İstanbul genelinde sokak gıda satıcılarına ve turistlerin yoğun olduğu bölgelerdeki gıda işletmelerine yönelik acil ve kapsamlı denetim talimatı verilmiş midir?
Yeneroğlu, Bakan Memişoğlu’na ise şu soruları yöneltti:
- Böcek Ailesi’nin ilk başvuru yaptığı sağlık kuruluşu hangisidir? Bu başvuruda aile fertleri ayrı ayrı hangi şikâyetlerle başvurmuş, kendilerine hangi branş hekimi/hekimleri tarafından nasıl bir muayene yapılmıştır?
- İlk başvuruda gıda zehirlenmesi/akut intoksikasyon ihtimali tıbben değerlendirilmiş midir? Değerlendirildiyse hangi klinik bulgular ve ön tanılarla hareket edilmiştir?
- İlk başvuruda aile fertleri hakkında herhangi bir laboratuvar tetkiki (kan tahlili, biyokimya, toksikoloji vb.) istenmiş midir? İstenmişse bu tetkiklerin sonuçları nelerdir; istenmemişse gerekçesi nedir?
- Ailenin ilk başvurudan sonra “taburcu” edilmesine hangi tıbbi gerekçelerle karar verilmiştir? Hastane bilgi yönetim sisteminde yer alan taburcu notlarında ve epikriz kayıtlarında ne tür değerlendirme ve öneriler yer almaktadır?
‘İlk Muayeneden Sonra Aile Neden Eve Gönderildi?’
- İlk başvuruda aileyi değerlendiren acil servis ekibi (hekim, hemşire ve diğer sağlık personeli) hakkında Bakanlığınızca herhangi bir idari inceleme/soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa kapsamı, müfettiş görevlendirmesi ve incelemenin mevcut safhası nedir?
- İlk ve ikinci başvuru arasındaki süre, başvuruların tarih ve saatleri ve yapılan işlemler Bakanlığınızca ayrıntılı biçimde incelenmiş midir?
- Tıbbi müdahalede gecikme olup olmadığı yönünde bir rapor hazırlanmış mıdır? Alındıysa bu raporlarda hangi bulgulara yer verilmiştir?
- Bu olayda ortaya çıkan ağır sonuçların (üç ölüm ve bir ağır hasta), ilk tıbbi müdahalenin yetersizliği geç yapılması veya yanlış değerlendirilmesi ile bağlantısı olup olmadığı Bakanlığınızca sistematik biçimde araştırılmakta mıdır? Varsa bugüne kadar tespit edilen tıbbi hata, ihmal veya usul eksiklikleri nelerdir?
- Benzer vakaların önlenmesi amacıyla acil servislerde gıda zehirlenmesi/akut intoksikasyon vakalarına ilişkin klinik protokollerin gözden geçirilmesi, sahaya uyarı genelgesi gönderilmesi veya ilave eğitim programları gibi herhangi bir tedbir planlanmakta mıdır?
‘İhmaller Zinciri Soruşturulmazsa Hiçbir Vatandaş Güvende Değildir’
Yeneroğlu, açıklamasının sonunda şunları kaydetti: “Almanya’dan ülkemize gelen bir anne ve iki masum çocuk, göz göre göre ihmal yüzünden hayatını kaybetti. Ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Baba Servet Böcek ise şu an yoğun bakımda, kendisine acil şifalar diliyorum.
Bu olayın tüm sorumluları tek tek ortaya çıkarılmalı, ilgili kurumlar hesap vermeli ve benzer vakaların önüne geçmek için acilen tedbir alınmalıdır. Bu, siyasi değil insani bir görevdir.”





