“AVUKATLARIN SORUNLARI GÜN GEÇTİKÇE DERİNLEŞİYOR”
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesinden çok uzaklaştığı bir dönemde avukatların üstlendiği sorumluluğun her zamankinden daha hayati hale geldiğini vurguladı.
Savunma makamının yargının kurucu bir unsuru olduğunu hatırlatan Yeneroğlu, avukatların karşı karşıya kaldığı temel sorunların münferit sorunlar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Yeneroğlu, “Savunma hakkına yönelik müdahaleler, ekonomik zorluklar ve mesleki itibarı zedeleyen uygulamalar, sistematik durumlardır. Uzayan yargılamalar, kolluk birimlerinde avukatlara yönelik olumsuz yaklaşımlar, haciz mahallerinde yaşanan şiddet olayları ve savunmanın etkisinin sınırlanması gibi sorunlar adaletin sağlanmasını doğrudan engellemektedir. Avukatların derinleşen bu sorunları göz ardı edilmemeli, bunlarla acilen yüzleşilmelidir.” ifadelerini kullandı.
‘Hukuk Devleti Krizi Savunma Hakkını Da İşlevsizleştiriyor’
Ağır bir hukuk devleti krizi yaşadığımızı belirten Yeneroğlu, “Temel hakların yok sayılmasının ve Anayasa’nın araçsallaştırılmasının bedelini, çoğunluk farkında olmasa da toplum olarak hepimiz ödüyoruz. Üst mahkeme kararlarının uygulanmaması, AİHM’in ve AYM’nin içtihatlarının hakimler tarafından yok sayılması ve mahkeme kararlarının çoğu zaman gerekçesiz ya da yetersiz biçimde kurulması doğrudan doğruya savunma hakkını işlevsiz kılmaktadır.
Bunun yanında, avukat-müvekkil görüşmelerine sınırlama getirilmesini öngören düzenleme ile geçmişte Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen müvekkil görüşmelerinin kaydedilmesi, görüşmelerde görevli hazır bulundurulması, belge ve notlara el konulabilmesine imkan tanıyan uygulamaların yeniden gündeme getirilmesi savunma hakkına yönelik müdahalelerin artarak devam edeceğini göstermektedir. Böyle bir dönemde, hukuk devletinin korunması ve demokratik kazanımların sürdürülmesi için sorumluluk hepimize düşmektedir.” dedi.
‘Avukatlar, Mesleğin Onuruna Yakışır Bir Hayat Sürdüremiyor’
Avukatların mesleğin onuru ile bağdaşır bir hayat yaşayamadığına vurgu yapan Yeneroğlu, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin, yüksek enflasyon karşısında erimemesi için yıl içerisinde enflasyondaki yükselmeye karşılık yeni tedbirler alınmalı, avukatlık hizmetlerindeki KDV oranı yüzde 20’den yüzde 8’e indirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı’nın 12. Yargı Paketi kapsamında avukatlara yönelik düzenlemeler yapılacağını ve 30 milyon TL üzeri tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu getirileceği açıklamasına değinen Yeneroğlu, “Avukatların maddi güçlüklerine ilişkin somut bir adım atılacağının açıklanması olumludur. Bu söylemlerin pakete yansıyıp yansımayacağını yakından takip edeceğiz.
Bu sorunların yanında, avukatların müvekkille iletişimleri konusunda yaşadığı sıkıntılar, kamu avukatlarının özlük, statü ve çalışma koşulları, avukatların Bağ-Kur ve emeklilik sorunları gibi belli başlı sorunların halen daha çözüme kavuşturulmadığı da aşikardır. İktidar paket paket yargı reformu yapmasına rağmen tüm bu derinleşen sorunlara çözüm üretmemektedir.” dedi.
‘Genç Avukatlar Ağır Koşullar Altında Mesleğe Tutunmaya Çalışıyor’
Türkiye’de avukat sayısının hızla arttığını ve özellikle mesleğinin ilk yıllarındaki avukatların ciddi ekonomik güçlüklerle karşı karşıya kaldığını belirten Yeneroğlu, “Genç avukatlar, sosyal güvenceden yoksun, düzensiz gelirlerle ve çoğu zaman mesleki güvenceden uzak şekilde çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo, savunma hakkının niteliğini de doğrudan etkilemektedir.
CMK ve adli yardım sistemindeki düşük ücretler, avukatların emeğini karşılamaktan uzaktır. Adli yardım ve CMK kapsamındaki hizmetlerde ise KDV kaldırılmalı ya da yüzde 1’e düşürülmeli, genç girişimcilere ve avukatlara sağlanan 12 aylık Bağ-Kur prim desteği uygulamasına devam edilmelidir. Ayrıca, mesleğin ilk yıllarındaki avukatların desteklenmesine yönelik özel politikalar hayata geçirilmelidir.
CMK kapsamında atanan vekil/müdafinin lehine vekalet ücreti almak avukatların en tabii hakkıdır. Bu konu mahkemelerin ve hakimlerin inisiyatifine bırakılmamalı, yasal düzenleme ile avukatların ücret hakkı güvence altına alınmalıdır.” dedi.
‘Nitelikli Bir Hukuk Eğitimi Zorunludur’
“Adaleti tesis etmek ve savunmakla görevli hukukçuların, kendilerinden beklenen bu misyonu gereği gibi yerine getirebilmeleri için nitelikli bir hukuk eğitimi şarttır. Geniş kapsamlı bir hukuk eğitim reformunun yanında hukuk fakültelerinin sayısı azaltılmalıdır. Hukuk fakültesi başarı sıralaması kademeli olarak 50 bine kadar indirilmelidir. Öğrenci kontenjanının fazlalığı ve öğretim üyesi sayısının yetersizliği gibi niceliğe dair eksiklikler derhal giderilmelidir.”
Yeneroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Adalet, yalnızca iddia ve hüküm makamıyla değil, güçlü bir savunma ile mümkündür. Avukatların mesleki bağımsızlığının güvence altına alınmadığı, ekonomik olarak ayakta kalmakta zorlandığı bir sistemde adil ve etkili yargılamadan söz edilemez. Hukuk devleti yeniden tesis edilmeden ve savunma hakkı güçlendirilmeden kalıcı bir çözüm mümkün değildir.
Bu vesileyle, onuruyla ve emeğiyle adaletin tecellisi için çalışan tüm avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”




