Yeneroğlu: “Kendi geleceğiniz için sandığa gidin” [Türkiye Gazetesi]

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Yurt Dışı Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Türkiye’de 24 Haziran da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı sandığa davet etti. Vatandaşlarımızın seçime ilgisini artırmak ve sandığa gitmelerim teşvik etmek için çaba gösteren Yeneroğlu, Türkiye Gazetesinin Frankfurt’taki merkezine ziyarette bulunarak, politik çalışmaları hakkında bilgi verdi.

1 MİLYONU AŞALIM
Yeneroğlu, Ak Parti olarak 16 Nisan halk oylamasında alman toplam S30 bir. oyun, bu seçimlerde 1 milyonun üzerine çıkmasını hedeflediklerini soyledi. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın yarım asrı geçkin sorunları ile ilgili Ak Parti iktidarlarıyla önemli ilerlemenin sağlandığını belirten Yeneroğlu, bu çalışmaların güçlendirilerek artırılması için yurt dışı seçmenlerin sandığa giderek oy kullanmalarının önemli olduğunu söyledi. Yeneroğlu, özellikle içinde bulunduğumuz kritik bir dönemde oy vermenin milli ve manevi mesuliyetinin olduğunu belir terek, herkesin sandığa gitme çağrısında bulundu.

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

Gazete kupürü için lütfen tıklayınız.

AK Parti yurt dışı seçim beyannamesini açıkladı [NTV]

AK Parti Yurt Dışı Seçim Koordinasyon Merkezi (YSKM) yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik seçim beyannamesini açıkladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili ve YSKM Başkanı Mustafa Yeneroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “24 Haziran seçimlerinin ardından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için çalışmalarımızı kurumsallaştırarak sürdüreceğiz. TBMM Yurt Dışı Türkler Komisyonu ile diaspora alanı yasamanın öncelikli gündem maddesi olacak. Gençlerimizin ana dil eğitiminin ve kültürel kimliğinin daha fazla desteklendiği ve TRT Türk’ün yeniden yapılandırıldığı bir dönem olacaktır” ifadesini kullandı.

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

AK Parti’den Almanya’ya: Tarafsız olun [Hürriyet Gazetesi]

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Yurt Dışı Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Mustafa Yeneroğlu, HDP mitingine izin veren Almanya’ya tepki göstererek, “Almanya tarafsız davranmıyor. Türkiye’ye karşı demokrasi tellallığı yapabiliyorlar.” dedi.

Mustafa Yeneroğlu, dün CNN Türk’te katıldığı programda Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın sorularına özetle şu yanıtları verdi:

HDP RESMİ MİTİNG YAPIYOR

“Köln’ün merkezinde HDP resmi bir miting yapıyor. Bu, Almanya’nın Türkiye seçimleriyle ilgili Almanya’da herhangi bir kampanya yapılamaz yasağına rağmen yapılıyor. Almanya görmezden geliyor. Zaten demokrasiye aykırı olan bu tutumunuzu ya ortadan kaldırın ya da tarafsız davranın. Gayrı ciddi yaklaşımları var.

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

Gazete kupürü için lütfen tıklayınız.

AK Partili Vekil Yeneroğlu: “Solingen faciası ortak acımızdır” [Milliyet Gazetesi]

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Solingen faciasının 25. yılına ilişkin, “Solingen kundaklaması, Almanya’da yaşayan Türklerin ortak acısıdır. Bu acıya dünden daha fazla sahip çıkılması, her kesimi doğrudan ilgilendiren bir sorumluluktur.” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya‘nın Köln kentinde bulunan Yeneroğlu, 29 Mayıs 1993’te 5  vatandaşın yaşamını yitirdiği Solingen faciasının 25. yılı dolayısıyla yaptığı  yazılı açıklamada, Almanya ve Türkiye’yi derinden üzen bir facianın yaşandığını  anımsattı. Yeneroğlu, “Genç ailesinin ırkçılar tarafından kundaklanan evinde 3’ü  çocuk 5 vatandaşımız can verdi. Saldırının üzerinden 25 yıl geçse de yaşadığımız  acı hala taze. Genç ailesinin evinin utanç müzesine dönüştürülmesi, şehrin bazı  bölgelerine hayatını kaybeden aile üyelerinin isimlerinin verilmesi ve her yıl 29  Mayıs’ta anma töreni düzenlenmesi, bu acının hatırlanmasını ve hafızalarda canlı  tutulmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

 

“PKK’lıya salon AK Partiliye polis” [Sabah Avrupa]

Almanya’nın AK Partili siyasilerin seçim öncesi ülkede toplantı yapmalarını istememesine tepki gösteren AK Parti Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Almanya’nın bu tutumu sadece AK Parti’ye yönelik. HDP, özellikle PKK’nın altyapı ve organizasyonunu kullanarak Almanya’nın her yerinde, bazı yerlerde de DGB sendikasının salonlarında seçim propagandası yapıyor.” dedi. Söz konusu duruma göz yumulurken AK Partili politikacıların peşine polis takılıp konuşmalarının engellendiğini ifade eden Yeneroğlu, “Bu durum devam ettiği takdirde kamuoyu Almanya’nın açıkça bu seçimde de taraf olduğunu, Türkiye’nin içişlerine nüfuz ettiğini görecek” şeklinde konuştu.

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

Gazete kupürü için lütfen tıklayınız.

“AK Parti, yurt dışındaki seçim kampanyasını 10 bin kişiyle yürütecek” [Anadolu Ajansı]

AK Parti tarafından, 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için yurt dışı çalışmaları kapsamında, 10 bin kişilik bir ekip oluşturulurken, 47 ülkedeki örgütlenme de tamamlandı.

AK Parti Yurt Dışı Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 24 Haziran seçimlerine yönelik ciddi bir alt yapı çalışması gerçekleştirdiklerini belirterek, “Yurt dışında bin 500 seçmenin olduğu yerde şube açıyoruz, 500 seçmenin olduğu yerde temsilci bulunduruyoruz.” dedi. AK Parti’nin yurt dışında da seçime hazır olduğunu ifade eden Yeneroğlu, 60 ülkeden 47 ülkede parti örgütlenmesinin tamamlandığını, diğer ülkelerde de örgütlenmeyi tamamlayıp, dünyanın her yerinde temsilci bulunduracaklarını açıkladı.

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

“Selçuk’ta ‘Türkiye Açısından Göç Ve Diaspora’ Konulu Konferans Gerçekleştirildi” [Milliyet Gazetesi]

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi ile Selçuk Üniversitesi Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “Türkiye Açısından Göç ve Diaspora” konulu konferansa katıldı. Yeneroğlu, göç konusunun küresel çapta dikkate alındığında Türkiye’de üzerinde durulması gereken başlıca konulardan biri olduğuna dikkat çekerek “BM’nin verilerine göre bugün dünyada 250 milyon civarında göçmen bulunmaktadır. Yine dünyadaki göçmen sayısı bugün itibarıyla da bundan 15 20 yıl öncesiyle mukayese ettiğimiz taktirde adeta yarı yarıya artmıştır. Bu göçmenlerin büyük bir ekseriyeti bugün itibarıyla 85 milyonu aşan bir kesimi Avrupa’da, 54 milyonu da Kuzey Amerika’da yaşamaktadır. Tabi özellikle göçmenlerin gelişmiş ülkelere gidip oradaki müreffeh hayattan faydalanma noktasındaki çabalarında yine göç olgusunda doğal bir olgu olarak değerlendirmek gerekiyor.” dedi.

Haberin tamamına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

“Avrupalı Türkler rahat olsun” [Hürriyet Avrupa Gazetesi]

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Türkiye, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından geliştirilen Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesine dair Hürriyet Avrupa Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulundu. Yeneroğlu, Türkiye dahil 115 ülkenin imzaladığı sözleşmenin Avrupalı Türklerin yasal menfaatleri açısından olumsuz sonuçlar doğuracağına ilişkin endişelerin yersiz olduğunu ifade etti.

“AVRUPALI TÜRKLER RAHAT OLSUN”

OECD’nin içeriğini belirlediği Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi 1 Temmuz’da yürürlüğe girdi. Türkiye dahil 115 ülke imzaladığı sözleşmenin Avrupalı Türkler açısından olumsuz sonuçlar doğuracağına ilişkin endişelerin yersiz olduğunu belirten AK Parti İstanbul milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Hürriyet’e şu açıklamayı yaptı:

“Finansal hesaplar, mevduat hesapları ve saklama hesaplarıyla ilgili dönem sonu bakiyenin bildiriminin yanında faiz ve temettü gelirleri ile kısıtlı bilgi paylaşımı olacak. Ancak ilgili kişi örneğin, faiz ve temettü geliri sebebiyle yaşadığı ülkede vergiye tabi ise Türkiye’de ödediği vergi ile mahsuplaşma imkanı da var.

Sözleşme Türkiye’de mukim olmayan kişi ve kurumların mali hesaplarına ilişkin bilgilerin karşılıklı paylaşımını öngörüyor. Burada vatandaşlıktan ziyade ikamet dikkate alınıyor. Bilgi paylaşımının hangi ülkelerle ve nasıl yapılacağı henüz netleşmiş değil. Her iki husus için Bakanlar Kurulu kararı gerekiyor. Bakanlar Kurulu karar verdikten sonra da geriye değil, ileriye dönük bir süreç işleyecektir.”

BAKANLIK BİLDİRECEK

“Türkiye’deki banka ve sigorta şirketi gibi finansal kuruluşlar Türkiye’de mukim olmayan yerli veya yabancı kişi ve kurumların mali hesaplarına ilişkin bilgileri Gelir İdaresi Başkanlığı’na, Maliye Bakanlığı da diğer ülkelerin mali otoritelerine bildirecek. Bu arada anlaşmanın yürürlüğe gireceği tarihten öncesine, yani 1 Temmuz 2017 öncesine dair bir bildirim zaten mümkün değildir. Teknik olarak da hazırlıklar bakımından en erken 2019 öncesi ve geriye dönük bir bildirime ihtimal vermiyorum.

Nasıl ki bilgiler Türkiye’den aktarılıyorsa, diğer ülkelerden de Türkiye’ye aynı yöntemle ulaştırılacak. Dolayısıyla tek taraflı bir bilgi paylaşımı söz konusu değil.”

DAHA KARAR VERİLMEDİ

“Bilgilerin nasıl paylaşılacağı ve hangi ülkelerle hangi tarih itibarıyla paylaşılacağı henüz karara bağlanmış değil. Ancak yurt dışındaki vatandaşlarımız bilsinler ki; yasal menfaatlerinin korunması konusunda gereken hassasiyet gösterilmektedir. Türkiye’deki finans kuruluşları, yani teknik ifadeyle saklama kuruluşları, mevduat kuruluşları, yatırım kurumları ve sigorta şirketleri Maliye Bakanlığı ile bilgileri paylaşacak. Yerli finansal kuruluşlarla birlikte yabancı finansal kuruluşların Türkiye’deki şubeleri de bildirim yapmakla mükellef olacaklar. Ancak yurt dışına tüm bilgiler Maliye Bakanlığımız üzerinden çıkacak.”

TÜRKİYE ÇEKİNCE KOYDU

“Türkiye, bu sözleşmeye taraf olurken koyduğu çekincelerle sözleşmenin Türkiye açısından kapsayacağı vergileri gelir, kurumlar ve katma değer vergileri ile sınırlı tutmuştur. Bu sebeple bildirim sadece finansal hesaplara yönelik olacaktır. Gayrimenkul ve emeklilik gibi konularda da bildirim yapılmayacak. Bu çekinceler, yurt dışındaki vatandaşlarımızın menfaatlerinin dikkate alındığını göstermektedir. Anlaşma, bilgisi paylaşılacak kişilerle ilgili ikamet yerini baz alıyor. Yani Fransa’da yerleşik bir Türk vatandaşının, Türkiye’de şayet varsa, örneğin banka hesabındaki bilgilerinin paylaşılmasını ön görüyor. Aynı şekilde mütekabiliyet esası doğrultusunda Türkiye’de yerleşik bir Fransız ile ilgili de Türkiye’nin Fransa’dan bilgi talep etme hakkı bulunuyor. Bu arada banka kayıtlarında Türkiye’de ikameti görünen bir kişinin banka bilgilerinin paylaşımının söz konusu olmadığını da söylemek isterim. Bu noktada ayrıca tüm vatandaşlarımıza ilgili uzmanlardan konunun detaylarıyla ilgili bilgi almalarını tavsiye ederim.”

Haberin linki için lütfen tıklayınız.

Gazete kupürü için lütfen tıklayınız.

“NSU cinayetleri eşsiz ihmaller zinciridir” [Sabah Avrupa]

Almanya’da 8’i Türk 10 kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresinin kendi kendini ifşa etmesinin, başka bir deyişle ortaya çıkmasının üzerinden tam 6 yıl geçti. Geride ise yanıt bulmayan çok sayıda soru ve ihmaller zinciri kaldı.

İstanbul Milletvekili, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, ihmalleri ve açıkta kalan sorular hakkında değerlendirmede bulundu. Münih’te 4.5 yıldır devam eden davada sona yaklaşılmış gibi görünse de NSU cinayetlerinin ardındaki sır perdesi henüz aydınlatılamadı. Yeneroğlu, “NSU cinayetleri eşsiz ihmaller zinciridir” dedi.

ELLERİNİ KOLLARINI SALLAYARAK GEZDİLER

“NSU terör örgütünün elini kolunu sallayarak işleyebildiği bu elim cinayetler, Almanya tarihinde eşine rastlanmayan ilgisizliği, ihmalkârlığı ve ayıplarıyla skandallar zinciri olarak tarihe geçmiştir” değerlendirmesi yapan Yeneroğlu, “Zira cinayetlerin failleri olarak yıllarca kurbanların yakınlarından şüphelenilmiş, aileler suçlu muamelesi görerek töhmet altında bırakılmış, cinayetlerdeki ırkçı boyut ise hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır. Cinayetler mafya, uyuşturucu, aldatma vakası olarak görülmüş ve sergilenen bu tavır ailelerde ciddi travmalara sebep olmuştur. Medya organları ise hadiseleri kamuoyuna aşağılayıcı bir şekilde “döner cinayetleri” olarak duyurmuştur” diye konuştu.

Örgüt; 2000-2007 yılları arasında Nürnberg’de Enver Şimşek, Abdurrahim Özüdoğru ve İsmail Yaşar, Hamburg’ta Süleyman Taşköprü; Münih’te Habil Kılıç, Rostock’ta Mehmet Turgut, Dortmund’ta Mehmet Kubaşık ve Kassel’de Halil Yozgat adlı en genci 21, en yaşlısı 50 yaşında olan 8’i Türk biri Yunan ve bir Alman polis memurunu acımasızca katlettiğini vurgulayan Yeneroğlu, “Olayların ardından; 9 Eylül 2000 tarihinde, Nürnberg şehrinde infazı andıran bir şekilde öldürülen Enver Şimşek’in eşi polis tarafından kocasını öldürtmekle suçlanmıştır. 27 Haziran 2001 tarihinde, yakın mesafeden iki farklı silahtan kafasına sıkılan üç kurşunla katledilen Süleyman Taşköprü’nün ailesine, oğullarının muhtemelen uyuşturucu mafyası tarafından öldürüldüğü söylenmiştir” şeklinde değerlendirme yaptı.

YABANCI DÜŞMANLIĞINI GÖRMEDİLER

Yeneroğlu’nun, diğer cinayetler ve NSU davası hakkındaki görüşleri şöyle;

25 Şubat 2004 tarihinde, Doğu Almanya’nın Rostock şehrinde, yine kısa mesafeden kafasına sıkılan kurşunlarla katledilen Yunus Turgut olayında, birçok olasılık üzerinde durulmuş, yabancı düşmanlığı kimsenin aklına gelmemiştir. 9 Haziran 2004 tarihinde, Köln’ün “Küçük İstanbul” olarak da adlandırılan, Türklerin yoğun olarak bulunduğu bir alışveriş caddesinde patlayan bomba sonrasında 22 kişi yaralanmış, caddedeki esnafın verdiği bilgiler ve kamera görüntülerinde faillerin açık tenli olduklarının belirlenmesine ve diğer olaylardaki faillerin eşkâlleriyle örtüşmesine rağmen, çok kısa zamanda hem savcılık hem siyaset olayın sağ terör eylemi olabileceğini kategorik olarak reddetmiş ve tesadüf olarak nitelemiştir.

Haberin tamamını okumak için lütfen tıklayınız.

“Tedirgin olmanıza gerek yok” [Post Aktüel]

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Hamburg’daki STK temsilcileri ve basın mensuplarıyla görüşerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yeneroğlu, STK’ların görüşlerinin alınması için bu toplantıları düzenlediklerini belirterek “Böylece vatandaşlarımız da sorunlarıyla ilgilenildiğini ve takip edildiğini görüyorlar. Arzu ettiğimiz yurt dışı vatandaşlar politikasının daha iyi seviyeye gelebilmesi için herkesin bu sürece sahip çıkmasıdır. Dil ve kültür birikiminin muhafaza edilmesi ve geliştirilmesi lazım” dedi. Yeneroğlu STK temsilcileriyle kültürel geleneklerin korunması, eğitim, kültür, siyaset, mavi kart, öğretmenlerin sorunları ve DİTİB’e yapılan haksız köşeye sıkıştırmalar konusunu da ele aldıklarını belirterek, son ayların merak edilen konusu Otomatik Bilgi Transferi Anlaşması hakkında da detaylı açıklama yaptı. Yurt dışında uzun yıllar ikamet eden ve daha sonra Türkiye’ye yerleşen vatandaşlara yönelik kurumsallaşma noktasında birçok çalışmanın bulunduğunu anımsatan Yeneroğlu, ‘’Bu çalışmalar siyasetin hızına ve gerginliklerine bağlı olarak ilerliyor. Biz elimizden geldiğince çalışmalarımıza ara vermeden, güncel ilişkilerin olumsuzluklarından etkilenmeden yolumuza devam ediyoruz” dedi.

– Mavi kartın kullanım alanı genişliyor? Yeni gelişmeler neler?
Mavi kartın resmi bir belge olarak kabul edilmesiyle ilgili özellikle taşralarda eksiklikler vardı. İki hafta önce İçişleri Bakanı müsteşarı ile yaptığımız görüşme neticesinde Mavi Kartla işlem yapılmasında sorun çıkartılmamasına yönelik taşradaki kurumlara tebligat gönderilecek. Hesap açılamaması ve kredi çekilememesi yönünde sıkıntılar vardı. Bunları asgariye indirerek mavi kartın her yerde tanınır hale getirilmesini sağlamak için uğraşıyoruz. Bunda sonra banka hizmetlerinde mavi kart resmi belge olarak kabul edilebilecek.

– Emeklilik konusundaki son gelişmeler nelerdir?
Türkiye, yurtdışındaki vatandaşına emeklilik imkânı sunan dünyada tek ülkedir. Dolayısıyla bunun mavi karta geliştirilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü mavi kart vatandaşlarımıza sunulan özel bir imtiyazdır. Yine bunu dünyada sunan tek ülke Türkiye’dir. Vatandaş olmak sadece hak sunmuyor. Bunun yanında bazı yükümlülükler de getiriyor. Yani Türkiye’de yaşayan her vatandaşla aynı haklara sahip olunamayacak kurallar da var. -Emekli olanların Almanya’da çalışamamasıyla ilgili sıkıntılar vardı. Bununla ilgili bir çalışma oldu mu? Bizim vaadimiz neydi? Yurtdışındaki vatandaşımız en azından yarım gün çalışabilsin. Her ülkenin kendine göre kuralları var. Bu meseleleri irdeleme konusunda birçok çalışma yapıldı. Türkiye mevzuatına uyarlanması konusuyla ilgili süreç daha devam ediyor. Ümit ediyorum ki 2018 yılı içerisinde bitirilerek yürürlüğe girecektir. Bu konuda vatandaşlarımıza verdiğimiz söz var ve bunu yerine getirmemiz gerekiyor.

-Otomatik Bilgi Transferi Anlaşması Avrupalı Türkleri ne kadar etkileyecek?
Bu konuda çok yanlış bilgilendirmeler var. Bu durum 2011 yılında imzalanan vergi konularında karşılıklı idari yardımlaşma sözleşmesiyle ilgili bir meseledir. Bunun muhtevası karşılıklı vergilendirmeyi şeffaf hale getirmek, karşılıklı vergi kaçakçılığını mümkün mertebe önlemektir. Vatandaşımızın lehine ve aleyhine boyutları var. Örneğin vatandaşımız Almanya’da sosyal yardım alıyor olabilir. Bir banka o kişinin içerde parası olup olmadığıyla ilgili bilgi verebilir ama içeriğiyle ilgili bilgi veremez. Bu zaten Almanya için de mümkün değil. O akla aykırı olur. Emlak ve gayrimenkulleriyle ilgili de bilgi vermesi söz konusu değil. Burada söz konusu olan hesap bildirimi yapılabilir. Bu sadece gelir vergisi kapsamında değerlendirilebilir. Bunun ötesinde değerlendirme yapılamaz ve ispat aracı olarak da kullanılamaz. Uluslararası anlaşmalarda böyle bir mevzuat yok. Türkiye bu anlaşmaya imza attı ama hangi ülkelerle ilgili bilgi paylaşımı yapılacağıyla ilgili bir çalışma yapmadı daha. Bu özel anlaşma ve çalışmalarla somutlaştırılması gerek. Şu ana kadar bu konuyla ilgili somut bir adım atılmadı.

-Peki geçmişe dönük işlem yapılabilir mi? Türkiye bu bilgileri verir mi?
Kesinlikle hayır. Geçmişe yönelik bir uygulama olmayacağı zaten mevzuatta açık bir şekilde belirtiliyor. Vatandaşın burada tedirgin olmasına gerek yok. Zaten Türkiye’de gayrimenkulü olan birisi Almanya’da vergi ödemez ki. Emlak nerdeyse onun vergisini orda ödersiniz. Bu tüm dünyada aynı şekilde geçerlidir. Bir de şu var. Türkiye’de geçen yıl “Kişisel Verileri Koruma Kanunu” çıkarttık. Yurtdışındaki farklı ülkelerle bilgi paylaşımında bulunulmamasını mevzuata aldırarak vatandaşlarımızı koruma altına aldırdık. Bu çok önemli. Hatta vatandaşımızın menfaatine aykırı bir durum olabilir mi diye de “Kişisel Verileri Koruma Kurulu” adı altında bir kurul koyduk oraya. “Acabalık” sorular olursa bu konu kurula gider, kurul buna karar verdikten sonra ancak bu bilgiler paylaşabilir. Kurum onay vermeden kesinlikle böyle bir şey olması söz konusu değil. Kurul karar verirse de “şu kişinin şu bankada hesabı vardır, parası vardır” denilir. Paylaşılacak en fazla bilgi budur, daha fazlası yok. Kamuoyunda dolaşan bilgilerin yapılan anlaşmayla hiç alakası yok.

– Almanya’daki boşanmaların Türkiye’de tanınması ne zaman geçerli olacak?
Almanya’daki boşanmaların Türkiye’de kabul edilebilmesi için bir kanun çıkardık. Bunun çok önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini düşünüyoruz. Vatandaşımız 2-3 bin euro para vermesin, yıllarca beklemesin. Bunun için konsolosluklarda bunu tescil ettirebilsin istiyoruz. Bununla ilgili yönetmelik çalışması sene sonuna kadar bitecek. 2018 itibari ile konsolosluklarımızda ve Türkiye’deki bazı yerlerde vatandaşımızın işlem yapacağı şekilde süreci hızlandırıyoruz. Bu kuraldan herkes istifade eder diye de bir şey olmaz. Kişiden kişiye değişir. Bizim derdimiz genel ve ortak sorunlara çözümler getirmektir. Bu mevzuat herkesin sorununu çözecek anlamına gelmesin.

-Askerlikle ilgili 2018’de herhangi bir değişiklik olacak mı?
Askerlikte 1000 euro ile ilgili herhangi bir değişiklik yok, olmaz da zaten. Bunu fazla konuşursak millette tedirginlik olur. Ama şöyle bir sıkıntı var. Vatandaşlar askerlik ücretini konsolosluklarda ödeyemiyor ve verilen bankadan yapması gerekiyor. Biz onu değiştiriyoruz. Vatandaş bundan sonra dövizli askerlik bedelini yeni yıl itibariyle konsolosluklarda ödeyebilecek diye bir kolaylık sağlayacağız. Yani aracı bankalara ihtiyaç olmayacak. Ayrıca Milli Savunma Bakanıyla görüşerek insanların askerlik bedelini ödeyebilmesi için üç yıl çalışma şartını ortadan kaldırmak için çalışıyoruz. Örneğin yurtdışında doğmuş, orada tüm eğitimini yapmış gençler de faydalansın bundan. 18 yaş altında en az 5 yıl Almanya’da eğitim almış ve hala yurtdışında yaşayan gençlerimiz, üç yıl şartından muaf olsunlar diye bununla ilgili düzenleme üzerinde çalışıyoruz. Zannedersem yılbaşından sonra bu da yürürlüğe girecektir. 38 yaşını dolduranlar ile ilgili de bir çalışma yapıyoruz ama içeriği hakkında henüz bir şey söylemek erken olur.

-Türkiye-Almanya ilişkilerindeki gerginlik ne zaman biter? Bu gerginlik ticari ilişkileri nasıl etkiliyor?
Almanya ile Türkiye’nin son zamanlarda aralarının gergin olmasından dolayı ticari ilişkilerimizde zarar görülmedi. Almanya’ya ihracatımız 15 milyar euro üzerindeyken, ithalatımız da 21 milyar euro civarındadır. 37 milyar euro’ya yakın ticari hacmimiz bulunmakta. Türkiye ayrıca Avrupa Birliği’nin (AB) beşinci büyük ticaret ortağıdır. AB’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin de AB’ye ihtiyacının olduğu rakamlarla ortaya çıkıyor.

Gazete kupürü için lütfen tıklayınız.